Uzmanlar İkaz Etti: “Bu yaşa gelmeden, çocukları ekranlardan uzak tutun!”
İçindekiler
- Dünyadaki tüm çocuklar, sosyal medyaya girebiliyor mu? Dünyada, çocukların internet kullanımı için düzenlemeler yapıldı mı? Dünyada, çocuklara özgü televizyon, telefon sınırlaması yapıldı mı?
- Yapılan Araştırmaları Sizin İçin İnceledik. Maalesef Sonuçlar, Korkunç Bir Tablonun İlk Fırçala İzleri Gibiydi: Hem Çok Korkunç Hem De Geliyor Gelmekte Olan Felaket
- Türkiye'de Çocuklara Sosyal Medya Kısıtlamasıyla İlgili, Hangi Önlemler Alındı?
- Korkutucu Tablo Dediğimiz Sorunun, Hesaplanan İstatiksel Verileri
- Bu Bilgilerden Sonra Ne Diyelim Bilmiyoruz Ama Bizce:
Merhaba, kıymetli ebeveynler 🥰💐
Bugün televizyon haberi yerine sizin haberinizi yazmak istedik. Tabii ki televizyon , bilgisayar, telefon (ekrangillerin tüm ailesi) çok önemli ve vazgeçemediğimiz bir zevk alanı. Ama biz bu kez ekranlarda, sizin olmanızı (ön planda kalmanızı) dileyerek bir akım başlatmak istedik. Hayat hep koşturma, biraz durup dinlenmenizi rica ederek, başlıyoruz. Biraz da gülümseten bilmecelerle, çocuklarımızla beraber, renk katalım hayatımıza!
Bugün bilmece günü olsun. Haftada bir gün, en kötü ihtimalle bir saat bilmecelerle haşır neşir olalım.
Bu fikri beğendiyseniz yazımızı okumaya devam edin. Başka hayatlara minik bir dokunuş yapmak, özellikle annelerle değil anne ve babalarla paylaşmayı unutmayın. Ebeveyn olmak isteyenler, ebeveyn olmak yerine kendine yönelenler veya hepsine yetişiriz diyenlerde uygulayabilir. Biz başlatmak amacıyla bir tane seçtik.

Hadi bakalım, sıra sizde. En yaratıcı bilmece ve komik anlarınızı bizimle de paylaşın. Biz de bu kez, sizin gerçek anlarınıza dahil olalım. Eğer dilerseniz sayfamızın adı etiketiyle paylaşın, hep birlikte bilmece akımını başlatalım.
Dünyadaki tüm çocuklar, sosyal medyaya girebiliyor mu? Dünyada, çocukların internet kullanımı için düzenlemeler yapıldı mı? Dünyada, çocuklara özgü televizyon, telefon sınırlaması yapıldı mı?
Birçok ülkede çocuklara özgü sosyal medya düzenlemeleri yapıldı. Bu düzenlemelerin temel gerekçeleri: “Psikolojik etkiler (örneğin, sosyal medya kullanımıyla ilişkili artan kaygı, depresyon ve düşük benlik saygısı riski), genç kullanıcıların yeterli bilişsel olgunluğa sahip olmadan içerik değerlendirme kapasitesinin sınırlı olması” şeklinde belirtildi.







Hatırlarsanız Avustralya, çocuklara güncel bir sosyal medya sınırı getirmişti. Çocukların iyiliği, psikolojisi ve geleceği için adım atmıştı. Avustralya, 16 yaş sınırına ulaşmayan çocuklar için, TikTok ve Instagram dahil, sosyal medyayı yasaklamıştı. Planlanan bu mantıklı sınırla, sosyal medya yasağını uygulayan ilk ülke olmuştu. Avustralya 10 Aralık 2025 tarihinde aldığı kararla, 16 yaş altı çocuklara TikTok ve Instagram dahil sosyal medyayı yasaklayan ilk ülke olmuştu. 10 Aralık 2025’ten beri, Avustralya’da 16 yaşın altındaki çocuklar Facebook, X, Threads, Snapchat, Instagram, TikTok, Twitch, X, Reddit ve Google’a ait YouTube gibi platformlarda hesap açamıyor ya da hesaplarını kullanmaya devam edemiyordu.









Mike Bedigan‘ın haberinden aldığımız bilgilere göre, The Washington Post‘a (Amerikan günlük gazetesi) konuşanBarzilay (bilgisayar bilimci) şöyle diyor: Bu kesinlikle görmezden gelebileceğimiz bir şey değil. Avustralya, sosyal medyanın ulusal düzeyde sınırlandırılmasına öncülük ederek teknoloji devlerine, 10 Aralık 2025 tarihinden itibaren sosyal medyaya erişimi engelleme talimatı vermişti.

Ayrıca Fransa, Almanya, Norveç ve Belçika gibi ülkelerde çocukların sosyal medya hesabı açabilmesi için ebeveyn onayı şart koşuldu.Şikago‘nun Demokrat Partili eski belediye başkanı Rahm Emanuel, çocukların sosyal medya kullanımını bir halk sağlığı krizi olarak nitelendirerek parlamenterlerden Avustralya’da alınan kararları takip etmelerini istemişti.

Malezya ve diğer ülkelerin de gelecek yıl benzer adımlar atmayı düşündüğü bildirildi. ABD ve AB ülkelerinde ( Arkansas, Kaliforniya, Florida, Georgia, Louisiana, Mississippi, Ohio ve Tennessee gibi birçok eyalet), çocukların kişisel verilerinin işlenmesine dair özel kısıtlamalar uygulanıyor. Çocukların sosyal medyaya erişimini daha fazla sınırlandıran yasalar çıkarttı. Bu yasalar, gençlerin sosyal medya hesabı açabilmesi için ebeveyn onayını şart koşuyor.

Bununla birlikte, İngiltere de kısıtlamalar uyguladı.25 Temmuz 2025 tarihinden itibaren, 18 yaş altındaki tüm gençlerin internet aktiviteleri denetleniyor; çeşitli sitelere üye olurken yaş doğrulaması için kimlik ya da fotoğraf gibi belgeler isteniyor. Steam (çevrimiçi oyun platformu) de İngiltere’deki gençlerin yetişkin içeriklere erişebilmesi için İngiltere’ye kayıtlı bir kredi kartı tanımlamalarını zorunlu hale getirdi.

Yapılan Araştırmaları Sizin İçin İnceledik. Maalesef Sonuçlar, Korkunç Bir Tablonun İlk Fırçala İzleri Gibiydi: Hem Çok Korkunç Hem De Geliyor Gelmekte Olan Felaket

Yapılan yeni araştırmalara göre, 13 yaşından küçük çocuklara telefon vermek tehlikeli olabilir . Bu yetmezmiş gibi, uyku bozuklukları, obezite ve hatta depresyona sebep olabilir. Önceki haftalarda Amerikan Pediatri Akademisi’nin (AAP) hakemli dergisinde yayımlanan araştırma bulguları, çocukluk ve ergenlik arasındaki kritik dönemdeki etkisini gözler önüne serdi.Elektronik cihazların (en başta telefon ve televizyon), gençlerin sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi. Yapılan araştırma, teknolojinin ve sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri dikkate alıp, küresel çapta artmasının ardından yapıldı.

Mike Bedigan‘ın haberine göre, psikiyatri bölümünde öğretim üyesi ve Philadelphia Çocuk Hastanesi’nde çocuk-ergen psikiyatristiRan Barzilay‘in (Ran Barzilay, MD, PhD, Philadelphia Çocuk Hastanesi’ndeki Genç İntiharını Önleme, Müdahale ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan bir psikiyatristtir.) yürüttüğü AAP araştırmasında, ABD’deki 21 bölgeden 10 bin 500’den fazla çocuğun verisi analiz edildi. 12 yaşında telefon alanların, 13 yaşında alanlara kıyasla uyku bozukluğu riskinin yüzde 60’tan, obezite riskininse yüzde 40’tan fazla olduğu tespit edildi.

Araştırma durmadı, 12 yaşında akıllı telefonu olmayan 3 bin 486 genci 13 yaşına gelince, yeniden değerlendirdi. Buna göre son bir yılda akıllı telefon sahibi olanların, telefon sahibi olmayanlara göre, klinik düzeyde psikopatoloji (anormal psikoloji) ve yetersiz uyku şikayetinde bulunma olasılığı, başlangıçtaki ruh sağlığı ve uyku durumu kontrol edilse bile daha yüksekti.

Maalesef korkularımız saymakla bitmiyor.Her geçen yıl daha fazla görünür hale gelen çevrimiçi istismar, siber zorbalık ve mahremiyet ihlalleri gibi riskler de bu düzenlemeleri savunan grupların vurguları arasında bulunuyor. Politika araçları arasında ise platformların, yaş doğrulama yükümlülükleri ve erişim kısıtlamaları gibi yaptırımlar gündemde.




Ne Yapılmalı?
Araştırmacılar, erken ergenlik döneminde (Ergenlik bulgularının kız çocukta 8, erkek çocukta da 9 yaşından önce ortaya çıkması durumunda görülür.) akıllı telefon sahibi olmalarının, depresyon, obezite ve yetersiz uykuyla ilişkili olduğu sonucuna vardı. Araştırmacılar çözüm olarak, gençleri korumaya yönelik kamu politikası geliştirilmesini öneriyor.







Türkiye’de Çocuklara Sosyal Medya Kısıtlamasıyla İlgili, Hangi Önlemler Alındı?
Türkiye’de, dünyadaki diğer ülkelerindeki sorunlara benzer bir tartışma, hala devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şubat 2025’te yaptığı açıklamada çocukların ekran bağımlılığına dikkat çekmişti. Sosyal medyaya yaş sınırı getirilebileceğinin sinyallerini vermişti.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise Mayıs ayında şunları söylemişti: “13–16 yaş arasındaki gençler aile izniyle girebilsin, 13 yaş altına ise hiç izin verilmesin.” Konununyeni yasama döneminde (Türkiye’de yasama dönemi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iki milletvekili genel seçimi arasındaki süre olup, Anayasa uyarınca uzatılmadığı veya seçimler yenilenmediği takdirde beş yıldır. 1 Ekim’de başlayıp 30 Eylül’de sona eren süreye “yasama yılı” denir.)çocukların dijital tehlikelerden korunmasına yönelik düzenlemeler kapsamında TBMM’ye gelmesi hala bekleniyor.
Korkutucu Tablo Dediğimiz Sorunun, Hesaplanan İstatiksel Verileri
TÜİK bilgilerine göre, cep telefonu/akıllı telefon kullandığını belirten çocukların oranı, 2024 yılında %76,1 oldu. Cep telefonu/akıllı telefon kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde ise bu oranın6-10 yaş grubundaki çocuklarda %66,3, 11-15 yaş grubundaki çocuklarda ise %86,2 olduğu görüldü. Düzenli cep telefonu/akıllı telefon kullandığını beyan eden çocukların oranı %98,2 oldu. Bu çocukların cep telefonu/akıllı telefonu kullanım amaçları incelendiğinde; en fazla %77,9 ile internette gezinme, %77,3 ile görüntülü veya görüntüsüz konuşma, %75,0 ile film, dizi, TV yayınları veya video izleme ve %73,6 ile sosyal medya kullanımı olduğu tespit edildi.
TÜİK‘ten aldığımız bilgilere göre, 16 yaş altı bireylerde (çocuklarda) internet kullanımı, 2021 yılında %82,7 iken 2024 yılında %91,3 oldu. İnternet kullanımı cinsiyete göre incelendiğinde ise; erkek çocukların %92,2’sinin kız çocukların ise %90,3’ünün internet kullandığı görüldü. Bu oranlar, 2021 yılında erkek çocuklarda %83,9 ve kız çocuklarında %81,5’ti.
TÜİK verilerine göre, internet kullanan çocukların %97,4’ü düzenli internet kullandığını açıkladı. Bu oran, 2021 yılında %98,6 idi. Düzenli internet kullanan çocukların %42,9’unun hafta içi, %53,6’sının ise hafta sonu günde yaklaşık iki saat ve daha fazla süre internette vakit geçirdiği gözlendi. Günde yaklaşık iki saat ve daha fazla süre internet kullanımı yaş gruplarına göre incelendiğinde; bu oran hafta içi 6-10 yaş grubu için %30,6, 11-15 yaş grubu için %54,4 oldu. Hafta sonu ise 6-10 yaş grubu için %43,2 ve 11-15 yaş grubu için %63,5 oldu.
TÜİK‘teki son hesaplar ışığında edindiğimiz bilgilere göre, sosyal medya kullanan çocukların oranı 2024 yılında %66,1 oldu. Erkek çocukların %68,1’inin, kız çocuklarının ise %64,0’ının sosyal medya kullandığı görüldü. Yaş gruplarına göre sosyal medya kullanımı izlendiğinde; bu oran 6-10 yaş grubunda %53,5, 11-15 yaş grubunda ise %79,0 oldu. Sosyal medya kullanan çocukların %97,9’u düzenli olarak sosyal medyayı kullandı. Düzenli sosyal medya kullanan çocuklardan sosyal medya platformlarında yaklaşık iki saat ve daha fazla süre geçirenlerin oranı; hafta içi %37,1, hafta sonu %49,5 olarak gözlendi. Sosyal medyada yaklaşık iki saat ve daha fazla zaman geçiren 11-15 yaş grubundaki çocukların oranının 6-10 yaş grubundaki çocuklardan yaklaşık 20 puan daha fazla olduğu görüldü.
TÜİK verilerine göre, çocukların en fazla kullandıkları sosyal medya platformu, %96,3 ile YouTube oldu. Bunu sırasıyla, %41,5 ile Instagram, %26,2 ile TikTok, %21,4 ile Snapchat, %13,6 ile Pinterest, %9,5 ile Facebook ve %4,9 ile X izledi. Yaş gruplarına göre sosyal medya platformlarının kullanımı incelendiğinde; YouTube her iki yaş grubunda da en fazla kullanılan uygulama oldu. İkinci sırayı 6-10 yaş grubunda %11,7 ile TikTok, 11-15 yaş grubunda ise %63,0 ile Instagram aldı.
TÜİK hesaplarına göre, bilgisayar (masaüstü/dizüstü/tablet), cep telefonu/akıllı telefon, akıllı saat ve oyun konsolu teknoloji ürünlerinden en az birinin sadece kendi kullanımında olduğunu beyan eden çocukların oranı, 2024 yılında %63,8 oldu. Bu oranın erkek çocuklarında %66,9, kız çocuklarında %60,5 olduğu görüldü. Sadece kendi kullanımında bir bilişim teknoloji ürünü olan çocuklar yaş gruplarına göre incelendiğinde, en belirgin farkın cep telefonu/akıllı telefon kullanan çocuklarda olduğu görüldü. Sadece kendi kullanımında cep telefonu/akıllı telefonu olan çocukların oranı 2024 yılında %43,9, bilgisayarı olan çocukların oranı %35,7, akıllı saati olan çocukların oranı ise %14,3 oldu. Bu oranlar 2021 yılında sırasıyla; %39,0, %46,3 ve %3,9’du.
Çocuklara; bilgisayar, cep telefonu/akıllı telefon, İnternet ve sosyal medya kullanımı, dijital oyun oynama, TV izleme gibi faaliyetler için ekran başında geçirdikleri sürenin neden olduğu durumlar sorulduğunda çocukların %34,4’ü ekran başında daha fazla zaman geçirdiği için daha az kitap okuduğunu belirtti. Bunu %33,3 ile daha az ders çalışmak, %25,5 ile ailesiyle daha az vakit geçirmek, %18,6 ile arkadaşlarıyla yüz yüze daha az görüşüp daha az oyun oynamak ve %17,2 ile daha az uyumak takip etti.
TÜİK ürkütücü sonuçlara devam ederek: Düzenli cep telefonu/akıllı telefon kullanan çocuklardan %32,6’sı cep telefonu/akıllı telefonunu en az 30 dakikada bir kontrol ettiğini belirtti. Bu oran, erkek çocuklarında %33,9 iken kız çocuklarında %31,2 oldu. Düzenli cep telefonu/akıllı telefon kullanan veher yarım saatte bir cep telefonu/akıllı telefonunu kontrol ettiğini belirten 6-10 yaş grubundaki çocukların oranı %19,6,11-15 yaş grubundaki çocukların oranı ise %42,8 oldu. Düzenli cep telefonu/akıllı telefon kullanıp en az 30 dakikada bir telefonunu kontrol eden, uyumadan önce en son ve uyandıktan sonra ilk yaptığı şey telefonunu kontrol etmek olan, televizyon izlerken ve başkalarıyla yemek yerken dahi telefon kullanan çocukların oranı %3,4 iken bunlardan en az birini yapan çocukların oranı %58,6 oldu. Bu davranışlardan en az birini gerçekleştiren çocukların oranı 2021 yılında %52,4’tü.







TÜİK, oyun verilerini ise şöyle açıkladı: Dijital oyun oynadığını belirten çocukların oranı 2024 yılında %74,0 oldu. Dijital oyun oynama oranı cinsiyete ve yaş grubuna göre incelendiğinde; erkek çocukların dijital oyun oynama oranı %82,8 iken kız çocukların oranı %64,8 oldu. Bu oran, 6-10 yaş grubundaki erkek çocuklarda %80,6, kız çocuklarda %70,6, 11-15 yaş grubundaki erkek çocuklarda %85,0, kız çocuklarda %58,7 oldu. Dijital oyun oynayan çocukların %90,8’i düzenli dijital oyun oynadığını beyan etti. Düzenli dijital oyun oynayan çocukların %25,6’sının hafta içi, %41,8’inin ise hafta sonu günde yaklaşık iki saat ve daha fazla süre dijital oyun oynadığı gözlendi. Günde yaklaşık iki saat ve daha fazla süre dijital oyun oynayan çocuklar yaş gruplarına göre incelendiğinde; bu oran hafta içi 6-10 yaş grubu için %21,8, 11-15 yaş grubu için %29,8 oldu. Hafta sonu ise sırasıyla %37,4 ve %46,6 oldu.

Düzenli dijital oyun oynayan çocuklara dijital oyun oynamalarıyla ilgili kişisel düşünceleri sorulduğunda; çocukların %46,3’ü ebeveynlerinin kendisi hakkında çok fazla oyun oynadığını düşündüklerini belirtti. Düzenli dijital oyun oynayan çocukların %40,1’i planladığı süreden daha fazla oyun oynadığını, %35,6’sı oyun oynamanın sorumluluklarını aksatmaya neden olduğunu, %29,9’u oyun oynamak için çok fazla zaman harcadığını ve %23,4’ü dijital oyun oynamadığı zaman kendisini huzursuz ve mutsuz hissettiğini ifade etti.

TÜİK‘ten aldığımız güncel bilgilere göre, düzenli internet kullanan çocukların internet kullanım amaçları, incelendiğinde; en fazla yürüttükleri faaliyetler sırasıyla %83,9 ile video izleme, %75,0 ile ödev, öğrenme veya çevrimiçi derslere katılma ve %72,7 ile oyun oynama veya oyun indirme oldu. Çocukların İnternette en az yürüttüğü faaliyet ise %13,2 ile e-posta gönderme veya alma oldu.
Bu Bilgilerden Sonra Ne Diyelim Bilmiyoruz Ama Bizce:
Sosyal medyaya yaş kısıtlamaları, çocukları çevrimiçi risklerden (zorbalık, müstehcenlik ve içeriğini tahmin bile edemeyeceğimiz kötülüklerden) korumak ve psikolojik etkileri (çocuğun kendini beğenmemesi, eksik görmesi, başkalarıyla kıyaslaması ve bunun sonucunda ise depresyona girmesi) azaltmak açısından çok önemli bir adım olarak ifade ediliyor. Ancak bu sonuç beraberinde, uygulamada yanlış ifadeler kullanma, algoritmaların hatalarla sonuçlanması ve veri güvenliği açıkları meydana getiriyor. Tüm bu sebeplerden dolayı, düzenlemelerin uygulama boyutu, tartışmalı hale geliyor.
Çocukların korunması ile birlikte ifade özgürlüğünü korumak ve kişisel verilerin güvenliği arasındaki doğruluğu yakalamak, tüm bunları dengede tutmak bu politikaların en kritik noktası olarak gün yüzüne çıkıyor.
Bir Yorum Ekle
Henüz kimse yorum yapmamış. İlk yorumu siz yazın!