Tüm Yönleriyle Çukur Karaca Karakteri İle Karşımıza Çıkan Ece Yaşar

Bilge Şener

Haberler

2 Aralık 2020

Tüm Yönleriyle Çukur Karaca Karakteri İle Karşımıza Çıkan Ece Yaşar

Karaca, 2017 yılından beri Show TV ekranlarında yayınlanan Çukur dizisindeki Koçovalı ailesinin güzel ve yakıcı kadın karakterlerinden biri. Dönem dönem biraz daha geri planda kalan ve yasak aşkını elde etmek için her yolu deneyen Karaca karakteri zaman içerisinde büyüdü, olgunlaştı. Biz de sizler için dizide bir yandan entrikaları bir yandan da güzelliğiyle dikkat çeken Karaca karakterini yakından incelemeye karar verdik. İşte kimilerinin aşkının peşinden koşan güzel kadın, kimilerinin zehirli bir yılan gibi gördüğü Karaca karakteri…

Öncelikle Gerçeklere Bakalım ve Karaca Kim, Kaç Yaşında; Bunları Konuşalım

Bir karakteri derinlemesine incelemeden önce o karakteri bizlere sunan oyuncuyu mercek altına almak da fayda var. O yüzden biz de yazımıza güzelliğiyle dikkatleri üzerine çeken genç oyuncunun hayatıyla başlamaya karar verdik!

Karaca karakterinin gerçek ismi, Ece Yaşar. Ece Yaşar 1994 yılında Ankara’da doğmuş. Aile tarafından aslen Denizlili olan güzel oyuncu tüm çocukluğunu ve gençliğini Ankara’da geçirmiş. Oyunculuk için İstanbul’a gelene kadar Ankara’da kalmış. Ailesinin tek çocuğu olan Ece Yaşar her zaman kardeş hasreti çektiğini dile getiren bir oyuncu. Röportajlarında sık sık çocukken ailesine kardeş istediğini söylediğini söylüyor.

Çocukluğundan Beri Sanatla Beraber

1.65 santimetre boyunda 53 – 55 kilo civarında olan Ece Yaşar tam yaşına uygun bir fiziğe sahip. Bu nedenle her haliyle doğal ve güzel görünüyor. Ayrıca kendisi çok tatlı ve naif bir insan. Oynadığı karakter Karaca’nın aksine oldukça sakin ve hırslarından arınmış biri olan Ece Yaşar, oyunculukta kendini bulduğunu düşünüyor.


Ece Yaşar ortaokul ve lisede bale eğitimi almış. Sanat odaklı bu eğitim hayatının devamında lise sonda kesin olarak tiyatro ile ilgilenmeye karar vermiş. O noktadan sonra amatör olarak rol alabileceği her yerde bulunmaya çalışmış. Ve aynı zamanda eğitimini de bu yönde ilerletmiş. Kendisi Ankara Üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun.

Ece Yaşar’ı İlk Kez Nerede Gördük?

Bizler Ece Yaşar ile ilk kez Kara Sevda isimli dizide tanıştık. Burak Özçivit ve Neslihan Atagül’ün başrollerini paylaştığı dizinin ikinci sezonuna dahil olan Ece Yaşar Eda karakterine hayat vermişti. Doğal duruşu, başarılı oyunculuğu ve güzelliği ile ilk kez o zaman dikkatleri çekmişti.

Bir sene sonra da bu güzel ve genç oyuncuyu Çukur dizisinde gördük. İlk sezondan itibaren Karaca karakterine hayat veren oyuncu oldukça başarılı bir iş çıkarıyor. Sokakta insanların kendisinden nefret ettiğini söyleyen Ece Yaşar, hoş olmasa da aldığı bu tepkileri başarılı oyunculuğuna borçlu. Sonuçta oyunculuğu sayesinde kendisi gibi naif ve sakin bir kadından insanları nefret ettirmeyi başarıyor.


Ece Yaşar’ın bir de sinema filmi var. Ondan da bahsetmeden olmaz. 2018 yılında vizyona giren Diriliş Karatay filminde Maral karakterine hayat vermişti.

Tiyatroya Tutkun

Ece Yaşar’ın tiyatro tutkusuna ayrı bir başlık açmak istedik. Çünkü biz onu televizyon ekranlarında karmaşık duygular içerisinde izlerken o tiyatro konusunda kendisini geliştirmeyi ihmal etmiyor.

Tiyatroseverler onu Altıdan Sonra Tiyatro ekibinin sahnelediği Hayvan Çiftliği oyunuyla tanıyor. Distopik kitaplarıyla edebiyat dünyasına damga vuran George Orwell’in aynı adlı eserinden uyarlanan oyunda Ece Yaşar çiftlikte yaşayan bir kediyi canlandırıyor. Hem diyalogları hem de gidişatı bakımından insanı içine çeken bu oyunda inanılmaz bir performans sergileyen Ece Yaşar izleyiciyi kendisinin gerçekten kedi olduğuna inandırıyor desek abartı olmaz. Bahsettiğimiz tiyatro grubunun aktif bir üyesi olan Ece Yaşar farklı oyunlarda rol aldığı gibi aynı zamanda tiyatroda yönetmen asistanlığı da yapıyor.

10 Parmağında 10 Marifet!

Oyunculuk konusunda ne kadar çok yönlü biri olduğundan zaten bahsettik. Ama güzel oyuncunun marifetleri bu kadarla sınırlı değil!

Çocukluğundan beri bale eğitimi alan Ece Yaşar’ın danslarla arası çok iyi. Ritim duygusu yüksek olduğu için enstrüman çalmakta da çok zorlanmıyormuş. Ayrıca kendisi boş zamanlarını bazen paten ve kayak yaparak değerlendiriyormuş. Tüm bunlara bakarak elini attığı her hobiyi zevkle ve başarıyla hayatına dahil ettiğini söyleyebiliriz bizce!

Ece Yaşar İnsanın İç Güzelliğinin Dışına Yansıdığını Düşünüyor

Ece Yaşar kendisine güzellik sırları sorulduğunda şöyle bir yanıt vermiş: “İnsan ne düşünüyorsa öyle bakıyor, ne alıyorsa vücudunda onu görüyor. Nefes alışınız bile nasıl bir insan olduğunuzun göstergesi. Ben kendimi, vücudumu açmaya çalışıyorum.” Gördüğünüz gibi kendisi iç güzelliğinden yana. Zaten bu bakış açısını genelde doğal bir duruş tercih etmesinden anlayabiliyoruz. Sosyal medyada da sık sık günlük makyajlı ya da makyajsız fotoğraflarını görüyoruz.

Doğaya Düşkün

Ece Yaşar doğaya çok düşkün olduğunu söylüyor. İç huzuru ve mutluluğu doğada bulan genç oyuncunun hayvanlarla da arası çok iyi!

Şu güzelliklere bakın!


Aşk bu!


Doğa tutkusunu daha nasıl göstersin!

Peki, Ya Aşk Hayatı?

Ece Yaşar’ın bilinen düzenli bir ilişkisi yok. Kendisi evli de değil. Zaten henüz genç bir kadın. Bu nedenle çok da ciddi ilişkilerinin olmaması gayet normal. Şimdiye kadar hayatına giren erkeklerle ilgili çok fazla bir bilgimiz yok. Yalnızca geçtiğimiz aylarda dizide babasını canlandıran Öner Erkan ile aşk yaşadıkları dedikodusu çıkmıştı. Fakat ikiliden bu konuyla ilgili net bir açıklama gelmedi.

Ece Yaşar’ın Karaca’ya Dönüşüm Hikayesi

Bildiğiniz gibi Karaca biraz hırçın ve fevri bir karakter. Ayrıca kin güden bir yanı da var. Tüm bunlar bir araya gelip bir de aşk acısıyla birleşince ortaya tehlikeli bir kadın çıkıyor. Ece Yaşar ise kendisinin Karaca’dan oldukça farklı olduğunu söylüyor. Karaca’ya göre çok daha sakin mizaçlı biri olan oyuncu role girmekte hiç zorlanmamış. Bunun da Çukur’un senaristi Gökhan Horzum’un başarılı kalemi sayesinde olduğunu dile getiriyor. Karakteri o kadar net yazmıştı ki, uyumsuz olmasına rağmen zorlanmadım diyor.


Ece Yaşar, Karaca’nın en büyük derdinin sevgisizlik olduğunu üstüne basa basa dile getiriyor. Biz de bunu bazı sahnelerde açıkça görüyoruz ve Karaca için çok üzülüyoruz. Ama bazen Karaca’dan nefret etmekten de kendimizi alamıyoruz. Şimdi gelin biraz da bize bahsettiğimiz bu duyguları en yoğun şekilde yaşatan birkaç sahneyi mercek altına alalım.

Neden Çok Sevdik?

Karaca’nın “Beni sevin!” Diye Haykırışı İçimize İşledi

blank

Aslında Karaca’nın derdi çok basit. Kalabalık bir evde büyümesine rağmen bir türlü sevgi göremediği için nasıl seveceğini de bilmiyor. Annesi ve babasında asla bulamadığı ilgiyi sürekli başkalarında arıyor. İşte bu durumu haykırarak dile getirdiği sahne de bizi ona yakınlaştıran en önemli detay.

8. bölümde Celasun ile harabelerde buluşan Karaca “Biriniz de beni sevin, ne olur sevin!” diyerek masum isyanını dile getirmişti. O güne kadar kıskançlıkları ve hırçın tavırlarıyla gördüğümüz Karaca’yı ilk kez o sahnede sevmiştik. O haykırışı bizi Karaca karakterine yakınlaştıran, çok büyük bir olaydı.

Akşın’a İçini Döktüğü Sahnede Karaca’ya Yine Kıyamadık

blank

Kuzenini ne kadar kıskansa da bir yandan ona asla kıyamıyor Karaca. Biz de onu en çok bu huyuyla seviyoruz galiba. Ne olursa olsun, kardeşi gibi gördüğü Akşın’dan vazgeçemiyor. Kardeşinin mezarıyla konuştuğunu gördüğü kuzeni Akşın’a kalbini açıyor Karaca. “Senin olanı istedim, ama mutlu olmayı hak eden sendin. Ben yalnızca mutlu olmak istedim ama yolunun bu olmadığını öğrendim.” diyerek aslında içinde taşıdığı tüm yükleri bırakıyor oraya. Üzüntüsünü ve tüm pişmanlıklarını bir nefeste dile getiren Karaca’nın samimi hali kalbimizi ısıttı.

Onca Aşk Acısından Sonra Tam Mutlu Olacakken Ailesinin İntikamını Unutmuyor, Aşkını Kalbine Gömüyor!

Dizi ilerledikçe Karaca’nın daha iyi bir insana dönüştüğünü gördük. Bu aşamada onu eskisinden daha iyi anladığımız ve daha çok sevdiğimiz sahneler oldu. Ama bir tanesi var ki, onu hiç unutmadık.

blank

Karaca ile Azer evlendikleri gece Karaca gerçek aşkına sırtını dönüp, ailesinin intikamına almaya karar verdi. Bembeyaz gelinliğiyle kocasının karşısına dikildi ve ona ellerinde İdris Koçovalı’nın kanının olup olmadığını sordu. Azer ağlayarak durumu açıklasa da itirafı Karaca için yeterliydi. Duyduklarından sonra Karaca o adamla yaşamazdı ve kocasını ilk geceden vurdu. O sahnedeki cesareti, ailesini tercih eden yüreği ve acısı da bizim içimize işledi.

Neden Nefret Ettik?

Her Fırsatta Celasun’u Baştan Çıkarmaya Çalışmasa Olmaz!

blank

Karaca dizinin başlarındaki bir bölümde Celasun’un evde gizli gizli gezdiğini görüyor ve sinsice ona yanaşıyor. Başbaşa kaldıkları anda da sinsiliğini gösteriyor ve Celasun’u tehdit etmeye başlıyor. Bir yandan onu evdekilere yakalatmakla tehdit ederken diğer yandan da kuzeninin sevdiği adamı baştan çıkarmaya çalışıyor. Hiçbir çare bulamayınca da Celasun’a kendini zorla öptürüyor!

Ne yalan söyleyelim, Karaca’nın kuzeninin sevdiği adama her fırsatta yanaştığı ve onu baştan çıkarmaya çalıştığı bu sahneler kendisinden nefret etmememize sebep oluyordu!

Yalan Söylemekten Hiç Çekinmezdi!

blank

Karaca vurulduktan sonra hastanede Celasun’la konuşurken Akşın olanları görüyor. Sonrasında da haklı olarak sevdiği adamı baştan çıkarmaya çalışan kuzenine tepki koyuyor. Peki, özürler dileyip bir daha aynı durumun yaşanmayacağını söylemesi gereken Karaca ne yapıyor? Tabii ki yalan söylemeyi tercih ediyor!

Bizi Karaca’dan nefret ettiren bu sahnede Akşın evde otururken Karaca ile tartışmaya başlıyor ve olanları ona hatırlatıyor. Karaca da suçu üzerinden atmak için hem yalan söylüyor hem de utanmadan kuzenine “Sen salak mısın?” diye sorup hastane saatlerini hatırlatarak duygu sömürüsü yapıyor. Serada sevgilisiyle gizli gizli buluşmaya çalışırken vurulduğunu söyleyip Akşın’ı kandıran Karaca’nın pis pis gülmesini hala unutmadık!

Kıskançlığı Onu Ele Geçirmişti

blank

Karaca’nın 30. bölümde Celasun ile bir sahnesi vardı. Bir nevi dertleşme olarak da görebileceğimiz bu sahne aslında oldukça samimi. Ama Karaca’nın itiraf ettikleri yine de sinirimize dokundu, bizi biraz sinirlendirdi.

Bu sahnede Celasun’a kendisine duyduğu aşkın gerçek olmadığını söyleyen Karaca, esas olayın kıskançlığı olduğunu ifade ediyor. Akşın’ı onu seven bir ailesi ve anlaşabildiği bir kardeşi olduğu için deli gibi kıskandığını söyleyen Karaca, meğer Celasun’u kendi hakkı olarak görüyormuş! Akşın’ın bu dünyada her şeye sahip olduğunu o yüzden de sevdiği adamın kendisine ait olması gerektiğini düşünüyormuş. Tabii dediğimiz gibi bu itiraflar aslında bir samimiyet duygusu uyandırıyor. Ama tabii bu durum kıskançlığın boyutu ve bu zamana kadar sırf Akşın’ı kıskandığı için çektirdiklerini unutturmuyor.

Bize karmaşık duygular yaşatan Karaca karakteri de böyle. Buradan karaktere hayat veren Ece Yaşar’ı tekrar tekrar tebrik ediyoruz. Umuyoruz ki kendisini Çukur dizisi bittikten sonra da sık sık ekranlarda görebiliriz!

Benzer Haberler

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz